May
4
Romantik Bir Ada:Malta…
Filed Under Traveling
Çoğumuz bu adanın nerde olduğunu, irili ufaklı toplam 5 adadan oluşan bir takımada olduğunu ve hatta 2004 yılında Avrupa Birliği’ne girmiş olduğunu bilmiyoruz belki de. Malta, Akdeniz’de Sicilya adasının altında çok küçük ve romantik bir ada aslında..
Başta İngilizler olmak üzere, İtalyanlar, Araplar, Alman,Fransız ve İspanyollar ve Türkler tarafından da işgal edilen bir ülke olan olan Malta’da konuşulan Maltaca dilinde bu yüzden 7′den fazla dilden izlere rastlamak mümkün.
Örneğin; ”Merhaba” Maltaca’da aynı bizim telaffuz ettiğimiz şekilde telaffuz ediliyor ve aynı anlamda kullanıyorlar. Bunun yanında orada öğrendiğim kadarıyla okulda İngilizce öğrenen Maltalılar, günlük hayatta Maltaca dilini kullanıyorlar. Malta’da iş anlamında çok fazla alternatif olmadığı için Malta adasının gençleri genelde Avrupa’da iş bulup buralara yerleşmeyi tercih ediyorlar ve dolayısıyla adaya gittiğinizde göreceksiniz ki Malta’yı temsilen, turistler dışında, nüfusun çoğunluğunu yaşlılar oluşturuyor.
Malta’ya özgü balık mahsülleri ve mezeler dışında çok egzantirik bir damak tatları bulunmadığı için yeme-içme konusunda çok fazla değinilecek bir husus yok aslında. Adanın mimarisi çok hoşuma gitmişti özellikle çok meşhur olan renkli balkon ve kapıları. (Not: Resimler biraz eskidiği için ve ben gittiğim zamanda (2004) dijital makine kullanmadığım için maalesef elimde bir tek bunlar vardı ve tarayıcı ile aktardığım için de kalite daha da azaldı. Başka resim kullanmak istemediğimden bunlarla idare edeceğim:))
Adayı bir gün boyunca jeeple turlayarak bitirebilirsiniz aslında o kadar küçük :) Malta adasının eski başkenti Mdina ve yeni başkenti La Valetta şehirlerinden bahsetmek istiyorum biraz. Gerçi bu şehirlere şehir demek biraz komiğime gidiyor çünkü o kadar küçükler ki.. La Valetta yeni şehir olarak bilinse de yeni yapılan bir açık alışveriş merkezi ve bildiğimiz Zara,Mango, Diesel gibi mağazalar dışında tüm binalar eskiyi yansıtıyor.. Adanın o gizemli havasının bozulmaması için adanın tam ortasına dikilen uzun bir kaç otel dışında bu evlerin mimarisinde ya da dışında herhangi bir değişiklik yapılmadığını öğrenmiştim ordayken.
Mdina yani Malta’nın eski başkenti surlarla çevrili bir şehir.. Tek bir kapıdan giriş yapılabiliyor, içeride eski savaşlardan kalma toplar, daracık sokaklar, şövalye müzesi sizleri bekliyor.. Yeni başkent Valetta ise ismini şövalyelerin büyük ustası Jean Parisot De La Vallette’den almış. Valetta’da geçeceğiniz her dar sokak sizi denizle buluşturuyor. Sokakları Barcelona’da ki dar ve esrarengiz sokakları çok andırıyor, tam fotoğraf çekerken kendinizi kaybedeceğiniz cinsten…
Sonra sahilde buluyorsunuz kendinizi.. Sıra sıra balıkçılar, tek tip balık tekneleri.. Balıkçılaran birine girip ultra lezzetli balıklardan yemeden öylece geçip gidemiyorsunuz.. Tüm gün deniz kenarında, denize girip, güneşlenerek, Malta’nın o dinlendirici havasında kitap okuyarak geçiriyorsunuz gününüzü ve gün batımında, balık lokantasına giren herkesin burnunun kızarıklığı göze çarpıyor, insanlar biran önce mis gibi kokan balıkları yemek için sabırsız..Yaşlılarla selamlaşıyorsunuz, bir de tüm yaşlıların mini boy köpekleri var, onlara da selam vermeden yapamıyorsunuz çünkü gelen geçenin “merhaba” dercesine gözünün içine bakıyorlar. :)
Eğer 2 günden fazla kalacaksanız bir gününüzü Malta’nın Gozo adasına feribotla geçerek değerlendirmenizi tavsiye ederim. Orda reklamlara çıkmış, Malta’nın tanıtımı yapılırken birçok yerde kullanılan ve “Window” olarak tabir edilen pencereye benzeyen doğal bir oluşum var. Buradaki doğal oluşumlar zamanında şövalyelerin siperleriymiş şimdi ise turistlerin görmek için can attıkları bir yer. Pencerenin hemen önünde gördüğünüz 19 metre derinliğinde doğal bir havuz. Dalış yapanların çok ilgisini çekeceğine eminim çünkü içinde yüzlerce, rengarenk daha önceki dalışlarımda hiç görmediğim kadar enteresan canlılar sizleri bekliyor…
Not: Senelerdir Malta eriği diye bildiğimiz meyvenin Malta’da olmadığını ve aslında Malta eriğinin Japon meyvesi olduğunu bilen var mıydı? :)
Güzel bir yaz haftasonusu gecirmek icin ideal gözüküyor. Ama Bozcaada´nin suyu mu cikti diyenler olabilir :)
Bozcaada’dan çok farklı olduğunu söylerdim herhalde.. Ordayken fırsatın olursa git mutlaka, daha uygun fiyatlarda bilet bulma ihtimalin daha yüksek hem orada..;)
Maltada eğitim daha doğrusu Maltada dil okulu‘nda dil eğitimi almıştım, geçen yaz ve çok eğlendim. Gerçekten de çok romantik ve eğlenceli bir yer. tavisye edilir.